Anasayfa > Haberler > Netflix Devlerinden Witcher'ın 2. Sezonunda Bizleri Neler Bekliyor?

Netflix Devlerinden Witcher'ın 2. Sezonunda Bizleri Neler Bekliyor?

Dizi İnceleme 1 ay önce Netflix Devlerinden Witcher'ın 2. Sezonunda Bizleri Neler Bekliyor?

Netflix platformu üzerinde 20 Aralık 2019 tarihinde yayın hayatına başlayan ve Andrej Sapkowski'nin yazdığı 8 ciltlik Witcher kitaplarına dayanan Witcher dizisi, ilk sezonu ile birlikte oldukça beğeni toplamayı başarmıştı. 1993 yılında Polonyalı yazar Sapkowski'nin kitaplarını yazarak kurduğu Witcher evreni, CD Project Red firması tarafından geliştirilen oyunlar ile birlikte hayran kitlesini oldukça genişletmişti. 8 cilt kitabın ve baş yapıt derecesinde güzel 3 Witcher oyununun ardından, Witcher markasının film hakları Netflix tarafından alınmış ve Witcher dizisi hakkındaki ilk çalışmalar başlamıştı.

2019 senesinin sonlarına doğru çıkan ve Netflix'in en yüksek bütçeli dizisi olma ünvanını kazanan Witcher dizisi genel anlamda oldukça beğenilmişti. İçerisinde Henry Cavill ve Freya Allan gibi oyuncuların bulunduğu ve Lauren Schmidt Hissrich tarafından yönetilen dizinin ilk sezonu, yaptığı bazı hatalardan ötürü Witcher hayranlarının bir kısmını ne yazık ki fazla tatmin edememişti. Bu hatalardan en belirginleri ve tartışmaya yol açanları ise; hikaye işlenişi, karakterlerin ırklarının değiştirilmesi ve tabiki biricik Yennefer için seçilen aktrist olmuştu.

Kitaptaki karakterleri diziye uyarlarken onların ırklarını değiştirmek veya kitapta "Güzelliği ile insanları büyüleyebilen" kelimeleri ile tanımlanan Yennefer karakteri, için ortalama güzellikte bir oyuncu seçmek doğru mu yanlış mı bilemem ama bu tamamen farklı bir tartışma konusu. Bu yüzden ilk sezondan kalma bu eskimiş tartışma konularına cevap getirmeye çalışmak yerine, ikinci sezonda neler yaşanacağı konusunda siz değerli okurlarımızı bilgilendirmenin daha mantıklı olacağını düşünüyorum. Witcher dizisi, Andrej Sapkowski'nin yazdığı kitaplara dayandığı için, dizide ki bir çok olay kitapta ki ile aynı oluyor. Bu nedenle de dizinin ikinci sezonunda işlenecek olan üçüncü ve dördüncü kitapların içeriklerini anlatacağım bu yazı spoiler değeri taşımaktadır. 

witcher 2. sezon

Witcher dizisinin ilk sezonunda; biricik ana karakterimiz Geralt, kadim kanın son üyesi olan Ciri ve "güzeller güzeli" Yennefer izleyiciye aktarılmıştı. Bu üç karakterin yaşadıklarını ayrı ayrı anlatan dizi bir diğer yandan da Nilfgardian'ın imparatorluğunun kuzey krallıklarına açtığı savaşı işlemişti. Bu savaş esnasında Ciri'nin anavatanı olan Cintra krallığı fethedilmiş ve Ciri'nin seneler sürecek olan yolculuğu böylece başlamış olmuştu. Diğer yandan ise Geralt, yazgısından habersiz bir şekilde kontratlar çözmüş ve sezonun son bölümünde yazgısı olan Ciri ile sonunda buluşabilmişti. İkilinin buluşma anı ile son bulan dizi, kapanış kısmında kitaplara sadık kalmış ve ikinci kitabın bittiği yerde sezonu sonlandırmıştı. İlk sezonda olan olayları kısa bir şekilde siz okurlarımıza özet geçtikten sonra, dizinin ikinci sezonunun dayandığı üçüncü ve dördüncü kitaplarda yaşanan olayları sizlere aktarmaya başlayabilirim.

İkinci kitabın bittiği yerden başlayan üçüncü kitapta, karakter olarak daha çok Geralt ve Ciri ikilisi, olay olarak ise Elflerin insanlar ile verdiği savaş işlenmişti. Cintra'nın Nilfgardian'lar tarafından fethedilmesinin ardından kaçmaya ve Geralt'ı bulma umudu ile kurtulmaya çalışan Ciri, ikinci kitabın sonunda Geralt ile buluşabilmişti. Üçüncü kitapta ise elinde ufacık bir kız çocuğu ile ne yapacağını bilemeyen Geralt, aklına gelen en iyi fikri hayata geçirerek Ciri'yi Kear Morhen'e götürmeye karar verir. İkili uzun yolları aşarak Witcher'ların yuvası olan Kear Morhen'e gelir ve burada uzun ve huzurlu bir kaç sene geçirir. Bu birkaç sene içerisinde Ciri kılıç kullanmada, vücudunu kontrol etmekte ve daha nice yetenekte ustalaşır. Fakat en nihayetinde Ciri sıradan bir çocuktur ve ağır Witcher eğitimleri ona ağır gelmeye başlar. İşte tamda bu kısımda hikayeye biricik büyücümüz olan Triss Merigold dahil olur. Triss Geralt'a ve diğer Witcher'lara, Ciri'nin kadim kandan geldiğini ve onun bir witcher değil, zamanın ve mekanın efendisi olduğunu söyler. Kısa bir süre düşündükten sonra ise Geralt, Ciri'nin Witcher eğitimi yerine büyü eğitimi almasının daha iyi olacağına karar vererek Ciri'yi eğitim alması için Melitele tapınağına yollar.

Kitabın bu kısmından sonra ise Ciri Melitele tapınağında güzeller güzeli büyücümüz Yennefer eşliğinde büyü eğitimi almaya başlar. Aynı Witcher'lıkta olduğu gibi büyüde de ustalaşan Ciri, kısa bir sürede oldukça uzun bir mesafe kateder. Tüm bunların yanı sıra bu tapınakta geçen süre içerisinde Ciri ve Yennefer birbirleri ile yakınlaşır ve bir anne-kız ilişkisi kurarlar. Fakat her şey bu tapınakta ki kadar güzel değildir ve dış dünya savaş içerisindedir. Ciri'nin daha profesyonel bir eğitime ihtiyacı vardır. Bu yüzden de Yennefer Ciri'yi, dünya üzerinde bulunan en iyi büyü okulu olan Thanedd adasına yollar. İkili bu okula gitmek amacı ile Melitele tapınağından ayrılır ve üçüncü kitap olan Elflerin Kanı son bulmuş olur.

Geralt of Rivia

Serinin dördüncü kitabı olan Nefret çağında ise, önceki kitaplara kıyasla oldukça önemli olaylar patlak verir. Bir yandan Nilfgaardian imparatoru Emhyr Ciri'nin peşine düşer, diğer yandan ise Kuzey krallıkları "Emhyr kızı ele geçirmemeli" diyerek Ciri'yi öldürmek için aramaya başlarlar. Tüm bu karmaşa esnasında Elfler'in insanlığa açtığı savaş, Nilfgaardian imparatorluğu tarafından desteklenir ve kuzey krallıkları iki cephe arasında sıkışır. Bütün bu karmaşa esnasında ise Ciri, Thanedd tapınağında ki okula yazılır. Kısa bir süre burada eğitim görür. Bu süre içerisinde ise Geralt, Ciri'nin peşinde birilerinin olduğunu anlayarak Ciri'yi korumak için onun peşinden gitmeye karar verir. Henüz hiç bir olay patlak vermeden Geralt Ciri ve Yennefer'a kavuşur. Efsane üçlü çok kısa bir süre de olsa, mutlu bir şekilde vakit geçirir. Fakat güzel vakit geçirmek için çok yanlış yerde bulunduklarının farkında değillerdir.

Thanedd adasında ki büyü okulunda dünyanın en ünlü büyücüleri yer almaktadır. Fakat bu büyücüler bile kendi içlerinde içten içe iki sınıfa ayrılır. Bir taraf kuzey krallıklarını desteklerken diğer taraf Nilfgaardian imparatorluğunu tutmaktadır. İki tarafın tek ortak özelliği ise Ciri'yi manipüle etmektir. Bir gün Thanedd adasında dünya üzerinde ki tüm önemli büyücülerin yer alacağı bir yemek düzenlenir. Bu yemek esnasında Ciri meselesi ve kehanet tartışılmak amaçlanır. Fakat işler asla beklenildiği gibi gitmez. Ciri ve Yennefer bu yemeğe katılırken Geralt dışarıda beklemektedir. Ve tam bu sırada oldukça büyük bir olay olan Thanedd baskını gerçekleşir. Tüm okula bir anda isyancı Elfler ve Nilfgaardian'lı askerler dolar. Bunların yanı sıra iki gruba ayrılmış büyücüler birbirine girer. Tüm bu tarafların aradıkları tek şey ise, kehanette ismi geçen Ciri'dir. Bu baskın esnasında Geralt'ın kemikleri büyücü Vilgefortz tarafından paramparça edilir. Yennefer gizemli bir şekilde kaçırılır. Ciri ise kısa bir süre savaştıktan sonra tek kaçış yolu olan Kırlangıç kulesinde ki portala girer ve dünyanın diğer ucunda yer alan ıssız bir çöle kontrolsüz bir şekilde ışınlanır ve tek başına kalır. Kısacası hem Geralt, hem Yennefer hemde Ciri oldukça zor durumda kalırlar.

witcher netfilx dizisi

Kaburgalarında sayısız kırığın yanı sıra bacak kemiği ufalanmış bir halde yerde kanlar içinde yatan Geralt'ı Triss güvenli bir ortama ışınlar. Yennefer'ın nerede olduğunu ise kimse bilmemektedir ve bu yüzden de Yennefer'ın Nilfgardian'a çalışan bir ajan olduğu düşünülür. Ciri ise dünyanın bir ucunda yapayalnız bir şekilde hayatta kalmaya çalışmaktadır. Ciri, kısa bir süre çöllerde ölüm kalım savaşı verdikten sonra, bir grup kelle avcısı tarafından yakalanır ve Nilfgaardian'da olduğunu anlar. Uzun çabalar sonrası Ciri bu grubun elinden kurtulur ve Sıçanlar adı verilen bir grup haydut çetesi ile tanışır. Kısa süre sonra Ciri bu gruba katılır ve hayatta kalmak için etrafta terör estirmeye başlar. Bir Nilfgaardian ajanı olan "Baykuş" karakterinin, Ciri'nin peşine ünlü kelle avcısı Bonhart'ı yollaması ile dördüncü kitap olan Nefret Çağı son bulur.

Sizlere ikinci sezonda büyük bir ihtimalle işlenecek olayları kısa bir şekilde aktarmaya çalıştım. Bir Witcher hayranı olarak ben dizinin ilk sezonunu beğenmesemde, ikinci sezondan oldukça ümitliyim. Umarım herşey çok güzel bir şekilde gerçekleşir ve biz izleyiciler güzel bir sezon izleyebiliriz. Yakın bir tarihte çıkacak olan dizinin ikinci sezonunun incelemesi için sitemizi takipte kalabilirsiniz.


Yorumlar (0)