Anasayfa > Haberler > Masalsı Bir Dünya, Karanlık Bir Evren Ve Güzel Bir Yolculuk; The Green Knight

Masalsı Bir Dünya, Karanlık Bir Evren Ve Güzel Bir Yolculuk; The Green Knight

Film İnceleme 1 ay önce Masalsı Bir Dünya, Karanlık Bir Evren Ve Güzel Bir Yolculuk; The Green Knight

Amerikan edebiyatının ünlü serilerinden olan Kral Arthur efsanesini çoğumuz biliriz. Gerek bu efsane üzerine yazılan kitaplar, gerek çekilen diziler ve filmler ile bu konunun neredeyse sayısız kere sömürüldüğünü söylesem yalan olmaz. Guy Ritchie'nin çektiği Kral Arthur filmleri bir yana, Merlin dizisinden Cursed'a kadar sayısız yapım çıktı bu evren üzerine. Tüm bunların yanı sıra Transformers filmleri gibi bu evrene atıflar yapan ve senaryosunda önemli yerlere koyan yapımlarda oldu tabi. Kısacası şunu söyleyebilirim ki; Kral Arthur evreni ve Kral Arthur'un hikayesi sinemada fazlaca sömürüldü. İşte bende bu yüzden The Green Knight filmine karşı bir önyargı beslenmiştim. Çünkü bu filminde diğer Kral Arthur işleri gibi evrenin bir yanından sömürüp para kazanmaya çalışan filmlerden olduğunu sanmıştım. Ama yanılmışım, iyiki de yanılmışım.

 

The Green Knight filmini çok beğendim. Bana sinemada gerçekten epik ve masalsı 2 saat yaşattığı için filme hayran kaldım. Hataları var mıydı? Tabiki vardı. En nihayetinde bu film bir insan ürünü ve biz insanlar hata yapmadan duramayız. Ama ben bu yazımda sizlere bu ufak hatalardan bahsetmek istemiyorum. Bu yazımda sizlere filmi övmek istiyorum. Çünkü bu film övgüyü hak ediyor. 

green knight

Siz okurlarımıza The Green Knight filmi hakkında bahsetmek istediğim ilk şey filmin evreni ve atmosferi. Kral Arthur evreninin ne kadar zengin olduğunu hepimiz az çok biliriz. Fakat bu zenginlik bana göre neredeyse hiç bir Kral Arthur yapımında tam bir şekilde yansıtılamamıştı. Bu fikrim The Green Knight filmini izleyene kadar böyleydi. Taki filmi izleyene kadar. Filmi izlemeyen okurlarımızın beklentisini gereksiz yere yükseltmek istemem ama; Ben bu filmin evrenine ve atmosferine resmi anlamda düştüm. Filmin içinde ki o fantastik öğeler, filmde ki efsaneler, lanetler ve kehanetler... Hepsi ayrı ayrı güzeldi. Saydığım tüm bu öğelerin güzelliğinden bağımsız olarak bunların filme  işlenişide en az bir o kadar güzeldi. Bu durumun önemini siz okurlarımıza belirtmek isterim. Bir filmin senaryosu veya evreni ne kadar güzel olursa olsun, bunların filme işlenişi güzel olmadığı sürece o evren ve senaryo heba olabilmektedir. Bu durumu şu meteforla özetleyebilirim sanırım; Dünya'nın en değerli mücevherine sahip olsanız, bu mücevheri para olarak kullanmayı bilmediğiniz sürece elinizde sadece bir taş tutmuş olursunuz. İşte filmlerde de senaryo ve işleyiş mantığı aynı şekilde. Nice güzel senaryoya sahip filmler, sadece kötü işlendikleri için heba oldu. Nice güzel işleyişe sahip filmlerde senaryo kötü olduğu için beğenilmedi. Şunu ekleyebilirim ki; The Green Knight'ın harika bir senaryosu ve bu senaryodan bile daha güzel bir işlenişi var.

 

Filmin işlenişini çok övdüm, bu konuyu siz okurlarımıza açmasam olmaz sanırım. Film Kral Arthur ve şövalyelerinin yaşlandığı bir gelecekte, Noel zamanında geçmekte. Filmimizin ana karakteri ise Kral Arthur'un genç yeğeni ve varisi olan Gawain. Bir Noel gecesi Kral Arthur ve dostları yuvarlak masa etrafında yemek yerken içeriye efsanevi Yeşil Şövalye girer. Yeşil şövalye bir Noel oyunu oynamak istediğini söyler ve oyunun kurallarını anlatmaya başlar. Oyunun kuralları şöyledir; "Kral Arthur'un en cesur şövalyesi, bu gece Yeşil Şövalye'nin karşısına gelerek ona bir darbe indirecek ve Yeşil Şövalye de bu darbeyi indirmesine izin verecek. İster yüze bir çizik, ister kafaya bir darbe. Fakat gelecek Noel senesi bu darbeyi indiren kişi, Yeşil Şövalye'nin mapeline gelecek ve aynı darbenin kendisine indirilmesine izin verecek." Bu kuraları duyan ve Yeşil Şövalye'nin gücünü bilen pek çok şövalye geri çekilip oyunu reddederken, henüz bir şövalye bile olmayan Gawain bu oyunu kabul eder. Ve filmimizde bu andan başlayarak, Gawain'in bir sene sonra Yeşil Mapele yapacağı yolculuğu bizlere anlatmaya başlar.

inceleme film

Siz okurlarımıza spoiler vermeden senaryoyu aktardığıma göre, filmin atmosferinden bahsetmeye başlayabilirim. Filmin atmosferi o kadar güzel ki, her sahne adeta masal kitabından fırlamış gibi duruyor. Film ilerledikçe bu masalsı diyar genişliyor ve sizi tamamen içerisine çekiyor. Kendinizi bir anda destansı bir diyarın ortasında buluyorsunuz. Fakat tüm bu masalsı ve büyüleyici kavramlarının yanı sıra film içinize yavaş yavaş korkuyu da işliyor. Sonuç olarak kendinizi bir anda masalsı, efsanevi ve karanlık bir dünyanın içerisinde bulmuş oluyorsunuz. Gawain karakterinin yaşadığı yolculuğu adeta bir masal kitabı okurmuş gibi destansı bir şekilde izliyorsunuz. izlerken de filmin o harika sinematografisi ve muazzam müzikleri eşliğinde zevkten dört köşe oluyorsunuz. Filmin görüntü yönetmeni Andrew Droz Palermo, yönetmen David Lowery ile birlikte o'kadar güzel bir iş çıkarmış ki; Her sahne adeta bir masal kitabından fırlamış sanat eserleri gibi durmakta. Filmin müzikleri ise ayrı bir seviye. Filmde o kadar güzel melodiler, o kadar güzel enstrümanlar ve o kadar güzel yöresel şarkılar bulunmakta ki; kendinizi adeta büyülü bir diyarda dolaşırmış gibi hissediyorsunuz. 

 

Ben filmin neredeyse her şeyini çok beğendim. Filmde beğenmediğim tek şey filmin bir tık uzun olmasaydı. Bazı yerlerde filmden kopsam da hemen geri bağlandım. Belki bunu önlemek için film daha kısa olabilirdi. Fakat bence filmin uzun olması filme bir eksi katmamış. Aksine uzun olması filme ayrı bir tat vermiş diyebilirim. Ama bu yinede filmde bazı yerlerde sıkılmadığım anlamına gelmez. Özet olarak; Ben iyisiyle kötüsüyle The Green Knight filmini çok beğendim. Bence bu senenin en güzel işlerinden olan The Green Knight filmini kesinlikle izlemelisiniz. Fakat filmi izlemeden önce beklentinizi doğru ayarlamanızı öneririm. Çünkü benim bu filmi bu kadar beğenmemin sebeplerinden biri de, filmin güzel olmayacağını düşünmemdi. Filmi izlemeyen fakat izlemeyi düşünen okurlarımıza şunu da söylemek isterim; Filmde aksiyon neredeyse hiç yok ve film yavaş bir akışa sahip. Eğer bu tarz filmler izlemeyi seviyorsanız bu film için ruhunuzu satabilirsiniz. Ama eğer sevmiyorsanız bile bence açıp bir şans verin derim. Kim bilir, belki beğenirsiniz.

the green knight puan


Yorumlar (0)