Anasayfa > Haberler > İnceleme: Zack Snyder's Justice League

İnceleme: Zack Snyder's Justice League

Film İnceleme 8 ay önce İnceleme: Zack Snyder's Justice League

18 Mart 2021 itibari ile 3 yıldır beklenen Justice League: The Snyder Cut Yayınlandı. İlk Justice League filminin çekimlerinin yarısı sırasında kızı Autumn Snyder'i kaybeden Zack Snyder, Justice League filmini tamamlayamadan yönetmenlik koltuğundan inmek zorunda kalmıştı. Yarım bir şekilde ortada kalmış olan Justice League filminin yönetmenliğine ise Avengers ve Avengers: Age of Ultron gibi filmler çekmiş Joss Whedon devam etmişti. Her iki yönetmeninde tek başlarına ortaya çıkarıldığı güzel filmler olsada, Justice League pek başarılı bir film olamamıştı. Zack Snyder'in başlayıp sonunu getiremediği sahneler ile ortaya elle tutulur bir şey çıkarmaya çalışan Joss Whedon başarılı olamamış, Justice League filmi ise DC tarihinde ki kötü filmlerden biri olarak hafızalara kazınmıştı. Seyirciler filmin konusu, karakterlerin yetersizliği ve bir çok olay ile dalga geçmişti. Ancak bunu kabul etmeyen ve Justice League filminin Zack Snyder ile daha iyi olabileceğine inanan hayranlar yıllarca konuşulacak bir başarıya imza attılar.

Justice League filminin daha iyi olabileceğine inanan hayranlar öncelikle Zack Snyder’e baskı yaptı. Zack baskıya fazla dayanamayarak “Yapımcı onay verirse tekrar çekerim” diye açıklama yaptı ancak sadece böyle bir açıklama yapmak onun için yetersizdi çükü filmi o da tekrar yapmak istiyordu..Zack Snyder, seyircileri arkasına aldıktan sonra kesilen sahnelerden bir iki görsel paylaştı böylece daha fazla kitleyi kendi tarafında toplayabildi. Amaç yapımcıya baskı uygulamak ve az da olsa filmin tekrar yayınlanabilmesi için bir bütçe desteği alabilmekti. Baskılar o kadar fazlaydı ki Warner Bros. bu baskıya sadece bir buçuk yıl dayanabildi. Filmin yapımı için onay verdi ve üstüne 70 milyon dolarlık bir bütçe ayırdı. Artık sıra filmin kesilen sahneleriyle bir film çıkarmaktaydı ve bu konuda Zack Snyder oldukça istekliydi.

İncelememiz önce spoilersız devamında spoilerlı olarak ilerleyecektir.

Düşük bütçe ve sadece kesilen sahnelerin olduğu bir film yapmak isterseniz bazı şeylerden kısmak zorunda kalırsınız. Zack Snyder’in Justice League filminde de aynı durum var üstelik Zack çok uzun bir film yapmayı planlamış. Dolayısıyla filmi geniş ekran(16:9) değil de kare (4:3) bir şekilde seyirciye sunmuş böylece yapılacak CGI daha az olacak ve doğru orantılı olarak maliyet düşecek. Ayrıca 4 saatlik bir film için çok çok kaliteli bir CGI yapmak da oldukça maliyetli bir durum olacaktır. Bu yüzden filmin CGI ve tam ekran olmayışını anlayışla karşılayabiliriz. Biz bunu “Aklındakileri seyirciye aktarmak için yapılan ufak bir fedakarlık” olarak görüyoruz ve bu durumun bizi çok etkilemiyor. Filmin iyi olacağına dair umutlarımız vardı ancak dağlar kadar bir fark olacağını beklemiyorduk. Öncelikle ilk filmde olan bir çok hatanın tamamına yakını giderilmiş ve seyircinin istediği film ortaya çıkarılabilmiş. İlk filmde görünen komik savaş sahneleri, saçma diyaloglar ve boş karakter sorunları giderilmiş. DC severlerin de bileceği gibi DC evreni oldukça acımasız ve karanlık bir evren işte bu yüzden filminin de aynı acımasızlıkta olması gerekiyor. İlk filmde, “Biz süper kahramanız, kötü de olsa hiç kimseyi öldürmeyiz” düşüncesi hakimdi ancak Zack Snyder istenilen acımasızlığı, ölümü ve şiddeti bu filmde bizlere sunmuş. 

 

Filmin 4 saat olması bazı izleyiciler için oldukça uzun olsa da bizim için su gibi akıp geçti. İlk filmde kahramanların hayatı ile ilgili verilen yetersiz bilgiler filmin ilerleyen süresinde bir çok anlamsızlığa yol açmıştı ancak Zack Snyder’s Justice League filminde bu durum yok. Tüm karakterler en ince ayrıntısına kadar anlatılmış ve seyirciye karakterin içinde bulunduğu durum tam olarak aktarılabilmiş. Ve ilk filmde işlevsiz olan bir çok karakteri bu filmde ana unsur olarak görebiliyoruz. İlk filmde işi şehirdeki insanları güvenli bölgeye götürmek ve Superman ile yarış yapmak olan Flash karakteri, bu filmde hayati rollerde yer alıyor. Eğer iki filmi de izlediyseniz, size “Karakter anlatımı olarak hangi film daha başarılı” diye soru yöneltildiğinde vereceğiniz cevap kesinlikle Zack Snyder’in Justice League filmi olacaktır. Peki bu filmin hiç mi kötü yönü yok? Tabi ki var. Filmde ilk duyduğunuzda etkilendiğiniz, ikinci duyduğunuzda “Aaa bu sahneyi de oldukça etkili hale getirmiş” diyeceğiniz, on ikinci dinleyişinizden sonra “Yeter ama” diyeceğiniz ağıt tarzında bir müzik mevcut. Maalesef bir çok yerde müzikler başarılıyken çoğu yerde bu müziğin kullanılması sinir bozucu hale getirmiş. Genel olarak bakıldığında film ilk filmin 100 kat daha iyisi olmuş ve seyircinin istekleri tam olarak yerine getirilmiş.



İncelemenin spoiler içeren kısmına geçiyorsunuz. Eğer filmi henüz izlemediyseniz bu kısımdan sonrasını filmi izledikten sonra okumanızı tavsiye ederiz.

İlk filmde gösterilen Cyborg ve Flash rezaletinden sonra Zack Snyder’in Justice League filmi ile bu karakterlerin çok daha önemli olduklarını görebildik. Dövüşmekten korkan Flash mı yoksa yaralı olmasına rağmen ışıktan hızlı gitmek için tüm gücü ile koşan Flash mı? Cevap çok açık ve net… Bu sadece kahramanlar kısmı için de geçerli değil. Aynı gelişimler kötü karakterler için de geçerli. Örnek vermek gerekirse Dünya’nın neden istila edilmek istendiği konusunda bir çok bilgi veriliyor ayrıca ilk filmde ismi dahi hatırlanmayan Steppenwolf karakterinin bu film ile ne kadar daha etkili olabileceği gösterildi. Ayrıca karakterin tasarımına hayran olmamak elde değil. İlk filmde bize sunulan oyuncak misali bir karakter iken Zack Snyder’in Justice League filmi ile celladı andıran bir zırh ile gösteriliyor. Üçüncü defa söylemek gerekirse DC ölüm, kaos ve savaşların hakim olduğu bir evren bu yüzden karakter tasarımlarının da buna göre yapılması en doğru karar olmuş. Filmde Martian Manhunter, Joker ve Deathstroke gibi karakterleri görmek oldukça üzücü bir durum çünkü filmde bu karakterleri gördüğünüzde o kadar çok seviniyorsunuz ki aklınıza gelen ilk şey sizlere bu kadar büyük bir içeriğin sunulması yerine Joss Whedon’un sadece 5 karakter sunması oluyor. Mevcut sahneleri değerlendirmek yerine hiç kullanmamak mı? Büyük bir ihanet…

 

Steppenwolf ise başlı başına büyük bir değişim olarak karşımıza gelmiş. İlk filmde görsel açıdan başarısız, kendi karakteri ile tutarsız hareket eden, neyi ne için yaptığı belirsiz olan ve baltası kırıldı diye korkup kendi askerleri tarafından yenilen bir karakterdi. Ancak Zack Snyder’in Steppenwolf’u öyle değil. İhanetinin kefaretini karşılamak için Darkseid adına gezegenler fetheden, yine affedilmek için gözünü karartmış acımasız bir komutan olarak karşımıza çıkıyor. Tasarım olarak ilk filmle kıyaslanamayacak derecede kaliteli bir görünüşü var. Ufak bir ara bilgi vermek gerekirse filmde tuhaf görünen mekanlara CGI yapmak yerine tüm karakterlerin görünüşleri ile oynanmış ve beklemediğiniz detaylar üzerinde çalışılmış bunu da belirtmek gerekiyor. Yine ilk filmle kıyaslandığında karakterin sonu çok daha inanılmaz bir şekilde bitiyor. İlk filmde Steppenwolf’un sonu “Biz kötü adamı tokatladık artık bundan sonra kendi askerleri yer mi yemez mi ona biz karışmayız ama biz kimseyi öldürmeyiz” mantığı ile yapılmıştı. Şimdi ise zırhı parçalanıncaya kadar dövülüyor, boynuzları kopartılıyor ve göğsünden mızraklanıp kafası kesiliyor. Woow. Üstelik kafası, ölümü göze aldığı efendisi Darkseid tarafından eziliyor. İşte bu noktada karanlık bir süper kahraman filminin içinde olduğunuzu anlıyorsunuz. Bir tarafta korumak uğruna her şeyi yapan Justice League, diğer tarafta kendisinden başka kimseye değer vermeyen korkulası bir düşman Darkseid -ki normalde Darkseid o portaldan atlar tek başına bile savaşırdı ancak devam filmi ve filmin daha da uzamaması için kâfi denilmiş- var. Ayrıca filmin geneli ile kıyaslandığında ufak da Darkseid’ı görmek oldukça keyifliydi.



Genelde bir filmi izlemeye başladığınızda o filmin sonunu tahmin edebilir, yaşanacak olayların tamamı kafanızda canlanmaya başlayabilir ama bu film için aynı şeyleri söylemek doğru olmaz. Tamamen ne olacağı belirsiz bir şekilde ilerliyor. Tabi ilk olarak vasat bir film izlediğimiz için bu filmde de mecbur olarak yer verilecek sahneler vardı ancak Martian Manhunter’ın hiç beklenmedik bir anda gelişi, Flash’ın bu kadar büyük bir rol üstleneceği kimin aklına gelebilirdi ki…Son olarak söylemek gerekirse göze batan tek bir şey dışında film mükemmel denilecek derecede iyiydi. Göze batan o şeyin ne olduğu filmi izleyen herkes biliyor. O ağıt tarzındaki müziğin her 10 dakikada bir gereksiz şekilde kullanılışı. Kabul edelim bir çok sahnede başarılı olmuş ancak bunu her sahnede kullanmaları aşırı can sıkıcı bir durumdu. Onun dışında film bizden 8.2 gibi bir puan alıyor.

Dört saatlik bir filmin incelemesi de film kadar uzun sürüyor. izleyici tarafından çok sevilen bu film için bir devam filmi gelecek mi? Asla geri dönmeyeceği söylenen Zack Snyder ve Ben Affleck geri dönecekler mi? DC bu film üzerinden mi gidecek yoksa ilk film üzerinden mi gidecek? gibi konularda bilgi sahibi olmak için sitemizi takip edebilirsiniz.


Yorumlar (0)