Anasayfa > Haberler > Herkesin Konuştuğu "Dune" Nedir?

Herkesin Konuştuğu "Dune" Nedir?

Film İnceleme 2 ay önce Herkesin Konuştuğu

Son zamanlarda harika yönetmeni, harika oyuncu kadrosu ve harika ekibi ile tüm dikkatleri üzerine toplamayı başaran Dune filmini hepiniz görmüşsünüzdür. Geçtiğimiz günlerde ikinci fragmanı yayınlanan ve çıkmasına bir kaç ay kalan Dune filmi gerçekten inanılmaz bir kadroya sahip. Peki nedir bu "Dune" ve nasıl olurda bir kitabın ilk filmi böyle şampiyonlar ligi gibi bir kadroyu rahatça elde edebilir? Nasıl olurda Warner Bros. gibi bir firma, "Dune" adı verilen bir kitabın ilk filmine bu kadar büyük yatırım yaparak riske girebilir? Herkes neden bu filmi bu kadar merakla bekliyor? Herşeyi geçtim, bu "Dune" ne ya? İşte bu yazımda sizlerin aklında bulunan bu ve buna benzer soruları elimden geldiğince cevaplamaya ve aklınızda film ve evren hakkında bir fikir oluşturmaya çalışacağım.

Kısaca özetlemem gerekirse, Dune'un 1965 yılında Frank Herbert tarafından yazılan ve 6 kitaptan oluşan bir kitap serisi olduğunu söyleyebilirim. Tüm galaksiyi kontrol eden bir imparatorluğun, gezegenleri kontrol eden hanedanlıkların ve daha pek çok fantastik öğelerin olduğu bir gelecekte geçen Dune serisinin inanılmaz bir evrene sahip olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Fakat siz okurlarımıza Dune evrenini anlatmadan önce, bu evrenin ne derece değerli olduğunu belirtmek isterim. Dune öyle bir seri ki, günümüzün en popüler film serilerinden biri olan Star Wars dahil pek çok evrene, yazara ve yönetmene ilham kaynağı olmuştur. Hatta çoğu yazar Dune serisini, yüzüklerin efendisinden sonra gelmiş geçmiş en iyi bilim kurgu serisi olarak anar. Kitapların tüm bu fantastik öğelerin yanı sıra harika felsefelerinin ve edebiyatlarının olması ise, Dune serisini özel kılan bir diğer unsurdur. "Madem bu kitaplar bu kadar değerli ve güzel, ozaman filmi neden daha önce değilde şuan çıkıyor?" dediğinizi duyar gibiyim. Bu sorunun çok haklı ve yerinde olduğunu belirtmekle birlikte bu konuyu da siz okurlarımıza kısa ve öz bir şekilde açıklamak isterim.


Zendaya'nın Dune filminden bir karesi...

Dune serisi pek çok yönetmenin filmini çekme hayali kurduğu bir seridir desem yalan olmaz. Devasa ve orjinal evreninin yanı sıra kitabın ana hikayesi okadar epik ve etkileyicidir ki; eğer kitap yerine film olarak çıksaydı bir başyapıt olarak sinema tarihine adını altın harflerle yazdırabilirdi. İşte bu yüzden de pek çok yönetmen Dune kitaplarını sinemaya uyarlama hayali kurdu. Bu hayali kuran yönetmenlerin başında ise sinema tarihinin değerli yönetmenlerinden biri olan Alejandro Jodorowsky gelmekte. Hikaye şöyle; Dune kitapları yayınlandıktan bir kaç sene sonra Jodorowsky kitaptan çok etkilenerek filmi çekme hayalleri kurarak girişimlerde bulunuyor. Fakat gerek yapımcı firmalardan, gerekse daha nice sorunlardan ötürü bu hayalini bir türlü gerçekleştiremiyor. Bir noktadan sonra Jodorowsky çekmek istediği ama çekmediği Dune filminin kafasında nasıl bir şey olduğunu hayranlarına açıklıyor ve "Eğer ben bu filmi çekebilseydim, böyle olurdu" diyerek üzüntüsünü insanlar ile paylaşıyor. Film çekilseydi nasıl olurdu orası muamma. Ama ben dahil çoğu kişiye göre Jodorowsky o Dune filmini çekebilseydi, film 2001: A Space Odyssey filminden bile daha çok ses getirecekti. Bunun olup olamayacağını asla bilemeyiz, fakat çoğu kişiye göre Jodorowsky'ın Dune filmi, asla gerçekleşmeyen bir başyapıt olarak hatıralarda kendine yer bulmakta. Bunun dışında Jodorowsky'nin askine 1984 senesinde bir diğer yönetmen olan David Lynch tüm işleri yoluna koyarak bir Dune filmi çekme imkanı bulmuştu. Fakat Jodorowsky'nin aklındaki fikirlerin harika olması ama David Lynch'ın bu fikirlerin tam aksine rezalet çıkması hayranları oldukça kızdırmıştı . En nihayetinde ise 1984 senesinde çıkan Dune filmi, akıllarda kötü anılar bırakarak unutulup gitti…


Peki bu biricik Dune serisi ne anlatıyor. Hikayemiz uzak bir gelecekte, imparatorluk egemenliği altında gezegenleri kontrol eden hanedanlıkların olduğu bir evrende geçmekte. Bu hanedanlıklardan biri ise ana kahramanımız olan Paul'un ailesi olan Atreides hanedanlığıdır. Atredies hanedanlığı ise, içerisinde "baharat" adı verilen, geleceği görme ve uzun yaşam gibi özellikler sağlayan bir maddenin bulunduğu Dune gezegenine hükmetmektedir. Baharat maddesi çok değerli olup sadece Dune'da bulunduğu için diğer hanedanlıklar Dune'a göz koymuştur. En sonunda tüm olaylar patlak verir ve Harkonnen hanedanı bir darbe girişiminde bulunarak Atreides hanedanlığını yerle bir eder. İşte hikayemizde tam burada başlar. Paul, tüm hayatının değişmesi üzerine gezegenini yeniden ele geçirmek amacıyla bir yola koyulur. Fakat her şey o'kadar basit değildir. Paul çok özel biridir ve bunun farkına yavaş yavaş varmaya başlar ve karşılaşacağı zorlukları öğrenmesi ile birlikte her şey kalıcı bir şekilde değişir. 

Dune filminden ordu görüntüsü

Size Dune serisinin ne derece büyük bir potansiyele sahip olduğunu umarım aktarabilmişimdir. Söz konusu film, Star Wars serisinin ilham kaynağı olunca, seriye mihenk taşı dememek elde değil. Şimdi gelelim yeni çıkacak Dune filmine ve insanların bu filme neden bu kadar heyecanlandığına. Aslında insanların bu filme heyecanlanması ve kafayı yemeleri oldukça doğal. Neden mi? Çünkü ortada 50 seneden fazladır değerlendirilemeyen harika bir evren yatmakta. Tüm bu beklenti sonrasında ise hayranları harika bir kadro karşılaşınca heyecanlanmamak elde değil. Bu sene çıkacak Dune filminin yönetmenliğini, Blade Runner 2049 ve Prisoners gibi harika filmler yönetmiş olan Denis Villeneuve yapmakta. Timothée Chalamet, Zendaya, Jason Momoa, Oscar Isaac ve Josh Brolin gibi isimlerin bulunduğu harika bir kadroya sahip olan filmin görüntü yönetmenliğini ise harika işler çıkartan Greig Fraser üstlenmekte. Tüm bu muazzam isimlerin yanı sıra, filmin bestelerini de Hans Zimmer hazırlamakta. Kısacası film üzerinde çalışan her isim çok başarılı ve bu filmin kötü olma ihtimali oldukça düşük. Warner Bros. tarafından verilen devasa bir bütçeye sahip olan filmin kötü olması için hiç bir sebep yok denilebilir. Muazzam ötesi bir evren, harika bir hikaye, başarılı bir yönetmen ve yetenekli bir oyuncu kadrosunun üzerine bir sürü para ve Hans Zimmer ekleyince heyecanlanmamak elde değil.


Birazda film hakkındaki şahsi beklentimden bahsetmek isterim. Yalan yok, şuan film hakkında inanılmaz heyecanlıyım ve kafayı yiyorum. Filmin kötü olacağını düşünmüyorum. Hatta aksine bence günümüzün LOTR etkisini yapabilecek kalitede bir film serisine kavuşacağız. Ama yinede şuanlık net bir şey söyleyemeyiz. Özet olarak harika bir potansiyele sahip bir film bizleri bekliyor. 22 ekim tarihinde sinemalarda yayınlanacak olan film için siz okurlarımıza şimdiden iyi seyirler dilerim


Yorumlar (0)