Anasayfa > Haberler > Dc'nin Deadpool'u: Peacemaker

Dc'nin Deadpool'u: Peacemaker

Dizi İnceleme 4 ay önce Dc'nin Deadpool'u: Peacemaker

Geçtiğimiz günlerde HBO Max platformu üzerinden ilk üç bölümü yayınlanan Peacemaker dizisi, izleyicilerin büyük bir tarafından oldukça olumlu yorumlar aldı. James Gunn'ın çektiği The Suicide Squad filmi ile DC evrenine dahil olan ve John Cena'nın hayat verdiği Peacemaker karakterini konu alan aynı isimli dizi, haftalık olarak yayınlanmaya devam edecek.

The Suicide Squad filmi ile izleyiciye tanıtılan ve gerek ismiyle, gerek yaptığı hareketler ve ahlak anlayışıyla adeta "Yürüyen Eleştiri" olmayı başaran Peacemaker karakterini şahsen ben fazla beğenmiş ve bu karakteri daha fazla izlemek istemiştim. Filmi izledikten bir kaç gün sonra ise dizisinin çıkacağını, ve bu diziyi bizzat James Gunn'ın yapacağını öğrenince gerçekten çok sevinmiş, beklentiye girmiş ve mutlu olmuştum. Bir kaç ay süren beklentimin sonunda Peacemaker dizisini izleme fırsatını sonunda buldum ve şunu söyleyebilirim ki; dizinin ilk üç bölümünü çok beğendim. Sizlere dizi hakkında ki düşüncelerimi aktarmadan önce, karakterin kendisinden ve diziden birazcık bahsetmek isterim.

Peacemaker karakterinin, isminin tam tersi bir Amerika eleştiri olduğunu söylesem yalan olmaz sanırım. Barışı amaçlayan ve bu uğurda ne kadar kadın ve çocuk öldürmesi gerekirse öldüren karakter gayet eğlenceli ve güzel olmuş. Ben filmi izlerken karakterden sürekli bir Deadpool havası almıştım. Gerek şiddete meyilli olması, gerek kendine özgü ahlak anlayışı olsun; bana sürekli Deadpool'u anımsatmıştı. Dizinin ilk 3 bölümünü izlediğim zaman ise bu düşüncelerim çok daha belirginleşti. Peacemaker karakteri hem Deadpool'dan çok uzak, hemde onun esintilerini taşıyan bir karakter olarak beyaz perdeye çok güzel yansıtılmış. John Cena ise karaktere tam anlamıyla cuk oturmuş. Şimdi siz değerli okurlarımıza dizinin ilk üç bölümünden bahsedebilirim. Her ne kadar spoilersız bir şekilde anlatmaya çalışacak olsam da, arada ufak tefek spoiler verebilirim. Bu ufak uyarıdan sonra diziyi incelemeye başlayabiliriz. 

Peacemaker inceleme görseli...

Dizinin ilk bölümü, filmin bittiği yerden başlamış. Ve bence çok doğru bir tercih olmuş. Gündelik hayatına devam etmeye çalışan fakat başını tekrar tekrar belaya bulayan Peacemaker karakterini daha çok izlemek bana çok zevk verdi. Karakterin o ırkçı, cinsiyetçi, katil ve duygusuz kabuğunun altında, aslında çok yumuşak ve duygusal anlamda yalnız birinin yattığını izlemek ise karakteri daha çok sevmeme neden oldu. Bence James Gunn bu konuda gayet doğru kararlar almış. Karakter her ne kadar tam anlamıyla bir dallama olsa da, onun özünde bir insan olduğunu öğrenmek, izleyiciye empati kurma fırsatı tanımış. Bu sebeplede karakteri sevmemize kocaman bir yol açmış.


Karakteri fazla övdüğüme göre dizinin akışına, hikayesine, senaryosuna ve teknik yanlarına da değinmek isterim. Dizinin senaryosu hakkında şu anda net bir yorum yapmam pek doğru sayılmaz. Fakat ilk üç bölümden anladığım kadarıyla senaryonun ters köşelerle dolu, kendini fazla ciddiye almayan fakat bunu yaparken de izleyiciyi şaşırtan bir yapıya sahip olduğunu söyleyebilirim. Dizinin akışını ise ne hızlı ne de yavaş olarak tanımlarsak yalan olmaz. Bazı yerlerde ne kadar sıkılsamda dizinin akışı beni rahatsiz etmedi. Hatta dizi bana bazı yerlerde gerek senaryosu, gerekse akışı ile The Boys dizisini anımsattı. İki dizi arasına fazlaca benzerlik olduğunu, iki dizininde kendini ciddiye almadan izleyiciye sağlam bir hikaye anlattığı söyleyebilirim. Bunun haricinde dizinin prodiksiyonu gayet güzel. DC'nın bu konuda cebini fazla açtığını söylesem yalan olmaz. Dizinin müzikleri de gayet güzel ve dizinin havasına uyan tarzda olmuş. Umarım bu unsurlar dizinin ilerleyen bölümlerinde de aynen devam eder.

Dizinin beğenmediğim yanlarına gelirsek; dizinin daha hızlı akmasını ve yan karakterler üzerine daha fazla düşmesini isterdim. İlk üç bölümde bazı yan karakterler gerçekten çok ama çok kütük kalmış. Hatta bazılarının hikayeye hiçbir katkısı bile yok. Fakat bu durum ilerleyen bölümlerde nasıl olur, bu karakterler daha iyi olur mu, hiçbir fikrim yok. Bunun dışında dizinin ilk üç bölümünün temposunun daha hızlı olmasını dilerdim. Her ne kadar şu anki tempoyu beğensem de, daha hızlı bir akışa da hayır demezdim.

Dostlar, ben Peacemaker dizisinin ilk üç bölümünü gayet beğendim. Her ne kadar üst düzey bir dizi olmasa da, kendini ciddiye almayan gayet eğlenceli bir yapım olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Umarım diğer tüm bölümler de aynen bu tonda gider. Eğer The Boys tarzı eleştirel, şiddet dolu, komik ve kara mizahi hikayeleri seviyorsanız, bu diziye de bir şans verin derim. Haftaya 4. bölümün incelemesinde görüşmek üzere...


Yorumlar (0)