Anasayfa > Haberler > Aynı konuya Farklı Bir Bakış: Don't Look Up

Aynı konuya Farklı Bir Bakış: Don't Look Up

Film İnceleme 5 ay önce Aynı konuya Farklı Bir Bakış: Don't Look Up

The Big Short ve Vice filmleriyle ismini duyuran Adam Mckay’ın yönetmen koltuğunda oturduğu; Leonardo DiCaprio, Jennifer Lawrence, Timothee Chalamet ve Jonah Hill gibi başarılı oyuncuların yer aldığı Netflix filmi Don't Look Up izleyiciler ile buluştu. 6 ay sonra dünyaya çarpacak olan dev bir kuyruklu yıldızın keşfinden sonra, dünyada ki insanların bu konu hakkında yaptıklarını konu alan film, bana göre gayet başarılı bir kara komedi örneği olmuş. Filmin bazı yerleri gereksiz, bazı yerleri uzun, bazı yerleri ise gereğinden kısa anlatılmış. Fakat tüm bunlara rağmen film iyi olabilmeyi başarmış. İsterseniz gelin sizlerle birlikte filmin neleri iyi, neleri ise kötü yaptığına ilk başta spoilersız, ardından da spoilerlı bir şekilde değinelim.

Dürüst olmak gerekirse benim filme dair iyi yönde hiçbir beklentim yoktu. Bunun en büyük nedeni ise filmi Netflix`in çekiyor olmasıydı. Filmin tanıtımı yapılırken filmin harika kadrosunu görüp ümitleniyor, fakat hemen ardından gelen Netflix ibaresini görünce istemsizce korkmaya başlıyordum. Kısa bir süre önce filmi izledim. Ve şunu söyleyebilirim ki; Yanılmışım. İyi ki de yanılmışım. Her ne kadar film bir şaheser olmasa da beklentimin fazlaca üstündeydi. Bir grup bilim insanının, 6 ay sonra dünyaya çarpacak olan bir kuyruklu yıldızı keşfetmesi ile başlayan hikayemiz, insanoğlunun bu felaketi önlemek için yaptıklarını anlatarak devam etmekte. 

netfilx filmleri

Sinemada örneklerini binlerce kez gördüğümüz bu klişe konu filmde oldukça farklı ve gerçekçi bir bakış açısı ile işlenmiş. Ve tüm bunlar yapılırken ise, film kara komedi unsurlarından ve cesur eleştirilerden fazlaca yararlanmış. Doğrusu benim filmi sevmemdeki en büyük etkenler, filmin eleştirileri ve kara mizahı oldu. Filmde sözlü esprilerden daha çok durum komedisi kullanılmış. Bu durum ise filmin, rakiplerinden bir iki tık önde olmasına yol açmış. Film izlerken çok nadir gülen bir insan olarak bu filmde de -bir iki yer hariç- neredeyse hiç gülmedim. Fakat filmde esprilere gülmememe rağmen, esprilerin altında yatan o ince eleştirileri o kadar çok beğendim ki, anlatamam. Film aşırıcılık, siyaset, kapitalizm, ırkçılık, sosyal medya ve bizleri yöneten insanların aldığı bencil kararları oldukça güzel ve sert eleştirmiş. Bunun dışında filmin senaryosu çok güzel ve gerçekçi yazılarak işlenmiş. DiCaprio ve lawrence`ın oyunculuğunu ise ciddi anlamda beğendim. İkisi de karakterlere çok güzel hayat vermişler. 

Şimdi gelelim filmin eksilerine. Beni filmde en çok rahatsız eden etkenler, bazı yerlerin gereksiz yere uzun, bazı yerlerin ise gereksiz yere kısa anlatılmış olması oldu. Film her ne kadar hızlı ve akıcı bir şekilde ilerlesede, bu filmin bazı yerlerinin gereksiz olmadığı anlamına gelmiyor. Spoilerlı kısımda da ayrıca değineceğim birkaç karakterin filmde neredeyse hiç bir işlevi yok. Bana göre tüm bu bölümler ve karakterler filmden çıkartılsaymış, film çok daha iyi olabilirmiş. Bu sorunun dışında sizlere filmin bazı yerlerinde esprilerin tekrara bindiğini belirtmem lazım. Her ne kadar ufak tefek hataları olsa da ben filmi beğendim. Özellikle belirtmeliyim ki; Filmin finalinden fazlaca etkilendim. Film bittikten sonra ise birkaç dakika boyunca filmin izleyiciye başarılı bir şekilde anlattığı konu üzerine kafa yordum. Kısacası Don't Look Up filmini; İyi yazılmış, iyi oynanmış, izleyiciyi düşünmeye itmeyi amaçlamış ve bu amacında başarılı olmuş, güzel bir film olarak tanımlayabilirim.

Yazımın bu kısmından itibaren filmde gerçekleşen bazı olayları, filmin yaptığı eleştirileri ve filmin finali hakkında spoilerlı bir şekilde konuşacağım. Eğer filmi izlemediyseniz, filmi izleyip öyle gelmenizi tavsiye ederim. Ama ‘Bana spoiler işlemez’ diyorsanız hemen anlatmaya başlayayım. Açıkçası filmin ilk 30 dakikasında işlenen ‘Dünyayı yok etmeye gelen asteroit’ fikri bana hiç çekici gelmemişti. Örneklerini binlerce kez izlediğim bu konuyu tekrar izlerken içim bayılmıştı. Taki filmin bu konuya daha farklı bir şekilde yaklaştığını görünceye kadar. 6 ay sonra dünyayı yok edecek olan felaketi keşfeden bilim insanlarımız, bu durumu ilk önce başkana, ardından da basına açıklamaya çalışıp, kimsenin zerre kadar endişelenmediğini görmeme durumu filmde çok güzel işlenmiş. Bu konu işlenirken ise film, hem medyanın bir kontrol aracı olmasına, hem siyasilerin ve baştakilerin bencilliğine hemde insanların sadece inanmak istediği şeylere inanması durumlarına çok güzel eleştiriler yapmış. Filmde en beğendiğim eleştiri ise, dev bir teknoloji firmasının kurucusu olan Peter karakteri üzerinden yapılan gündem eleştirileri oldu. Peter karakteri, her ne kadar hasta, manyak ve tuhaf bir insan olsa da, sadece -hükümetten bile- zengin olduğu için, dünyanın kaderini belirleyecek olan bu felaketi yönetme konusunda baş isim olarak öne çıkmakta. Film bu karakter üzerinden Corona salgınını, Bill Gates’i ve daha pek çok ünlü ismi eleştirme fırsatı yakalamış. Ve bu fırsatı fazlaca güzel değerlendirmiş. 

dicaprio filmleri

Filmde ki Timothee Chalamett’in karakterini her ne kadar sevsemde karakterin bir hayli gereksiz olduğunu düşünüyorum. Bu ufak detayıda sizlerle paylaştığıma göre, filmin en beğendiğim kısmı olan finaline gelebiliriz. Filmin finalinde, başta ki insanların bencil, çıkarcı ve iğrenç yönetimi yüzünden, kuyruklu yıldız dünyaya çarpmakta ve tüm insanlığı dünyadan silmekte. Her ne kadar içten içe bu sonu istesemde, filmin böyle bir son yapacak kadar cesur olduğunu düşünmemiştim. Fakat film beni bir kez daha yanıltarak aynen öyle yapmış. Dünyada ki tüm insanlığın yok olma sebebinin, başta ki elit kesimin bencilliği olması ise bambaşka bir eleştiri olmuş. Filmin finalinin yanı sıra, filmde bir adet after credit yer almakta. Bu sahnede ise, dünyada ki bu felaketten, en yakın yaşanabilir gezegene gitmesi programlanan bir uzay gemisi aracılığıyla kaçmayı başaran ‘baştaki’ insanlar yer almakta. 27.000 sene gibi uzun bir süre sonra yaşanılabilir bir gezegene ulaşan insanların çıplak bir şekilde yeryüzüne inmesi ve Adem ile Havva gibi davranması ise harika yansıtılmış. Fakat bu sahnede benim asıl beğendiğim şey, bunlar yaşandıktan hemen sonra, o insanların, o gezegende yaşayan canlılar tarafından öldürülmesi oldu…

Dostlar, filmin yaptığı eleştirileri sizlere teker teker anlatmak isterdim. Fakat bunun yerine sizin bu eleştirileri bizzat gidip görmenizin daha mantıklı olduğunu düşünüyorum. Don't Look Up filmi bir şaheser değil. Fakat gerçekten düşündüren güzel bir film. Boş bir vaktinizde izlemenizi ve bu eleştirileri görerek insanlık olarak nereye gittiğimizi görmenizi tavsiye ederim.

dont look up inceleme


Yorumlar (0)